19 Aralık 2008 Cuma

İslam’da bekâr kalmak var mı?

İslam’da bekâr kalmak var mı?
Güzel dinimiz İslam’da bekârlığa yer yoktur. Eğer bir insan sosyal ve ekonomik şartlarını yerine getirmişse, dinen kabul edilecek sağlık vb. gibi meşru bir mazereti de yoksa evlenmemezlik yapamaz. Kişi eğer fakirse, onun evlenmesine yardım etmek de zengin olan Müslümanların üzerine görevdir. Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir.” (Nur Suresi: 32)
Bir kimse, mihir ödeme gücüne, ailesini geçindirecek kadar nafaka temin imkanına sahipse ve “zinaya düşme ve haram işleme tehlikesi karşısında bulunuyor da oruç da tutamıyorsa” dinen evlenmesi farzdır. Çünkü insanın iffetini koruması ve nefsini haramdan sakınması gereklidir. Yani harama düşmemek için evlenmek esastır ve haramla yüz yüze gelen birinin başvuracağı tek çare evlenmek olmalıdır. Gayr-ı tabii yollarla evlilik müessesesiyle savaş, yaratılış hadisesi ile savaştır ve böyle bir savaşa kalkışanın yenik düşmesi de kaçınılmazdır.

Bir küp altın; iki güzel insan



Bir küp altın; iki güzel insan

ALİ DEMİREL
Geçmiş zamanın birinde bir adam, bir çiftlik evi yapmaya karar verdi. Bunun için güzel bir yer aradı ve aradığı yeri sonunda buldu. Araziyi sahibinden satın aldı. Hemen işe koyuldu. Önce kendine güzel bir ev, daha sonra hayvanları için bir barınak yaptı. Geri kalan arazi üzerine ise meyve ağaçları dikmeye başladı.
Bir gün arazide çalışırken kazmasının ucuna sert bir cisim takıldı. İçinden, “sert bir kaya parçası olmalı” diye düşündü. Ancak biraz daha kazdığında bir de ne görsün! Bir küp altın. Küpü bulunduğu yerden dikkatlice çıkardı. İçinden şunu geçirdi:

- Ben bu araziyi satın aldım; ama içindekileri satın almadım. Bu altınlar arazinin benden önceki sahibinin olmalı. En iyisi ben bu küpü ona teslim edeyim.

Adam hemen araziyi aldığı adamın yanına gittti ve durumu anlattı. Bu altın küpünü adama teslim etti. Adamı dikkatlice dinleyen arazinin eski sahibi şöyle dedi:

- Kardeşim, ben bu araziyi sana içindekileriyle beraber sattım. Bu altın küpü benim değil, senin. Çünkü arazi şu anda sana ait.

Karşı taraftaki adam ise altınları kendisinin alamayacağını söylüyordu. Aralarındaki bu anlaşmazlık uzayınca hakime gitmeye karar verdiler.

Mahkemeye vardıklarında durumu hakime arz ettiler. Hakim öncelikle toplumda böylesi insanların yaşadığı için Rabbine şükretti ve ardından her iki adama da bekâr çocuklarının olup olmadığını sordu. Adamlar şaşırmıştı. Konunun bekâr çocuklarla ne ilgisi olabilirdi ki?

Araziyi satın alan adam,

- Benim bir oğlum var, dedi.

Diğer adam ise,

- Benim de bir kızım var hakim bey dedi. Bunun üzerine hakim sözlerine şöyle devam etti:

- Efendiler! Sizin hakkınızda verdiğim hüküm şu: Çocuklarınızı birbiriyle evlendirin. Bu altınların bir kısmını da onlara düğün masrafları ve düğün hediyesi olarak harcayın. Bir kısmını kendi ihtiyaçlarınız için, geri kalan kısmını da Allah yolunda hizmette kullanın.

Her iki taraf da haklarında böyle bir kararın verileceğini akıllarının ucundan geçirmiyorlardı. Ancak bu karardan iki taraf da oldukça memnun kaldı. Çünkü bu sayede hem aralarındaki ihtilaf çözülmüş hem de akraba olmuşlardı. (Buhari, 3285; Müslim, 1721)

Gebelikte Seyahat

Gebelik her kadın için doğal bir süreçtir. Her kişinin olduğu gibi gebenin de seyahat özgürlüğü vardır. Gebelikte önceden tespit edilmiş bir problem yoksa seyahat engeli yoktur. Gebe kadın için en ideal seyahat zamanı 18-24. haftalar arasıdır, çünkü bu dönemde spontan düşük veya erken doğum riski en azdır. Son üç ayda evden uzaklaşmak, oluşabilecek hipertansiyon, flebit, erken doğum riski olasılığında doktora ulaşmak zor olabileceğinden çok doğru değildir. Uluslararası yolculuklarda risk faktörleri; gebeliğin kendisine ait, genel risk faktörleri ve gidilen bölgedeki potansiyel riskler olmak üzere 3 gruba ayrılır.

Gebeliğe ait risk faktörleri:
1. Düşük hikayesi
2. Rahim ağzı yetmezliği
3. Geçirilmiş dış gebelik veya erken doğum hikayesi
4. Plasental anomaliler, vajinal kanama, çoğul gebelik
5. 35 yaşından yaşlı veya 15 yaşından küçük anne adayları

Genel risk faktörleri:
1. Tromboemboli hikayesi
2. Pulmoner hipertansiyon, ciddi astım
3. Kalp kapak hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, böbrek yetmezliği

Potansiyel riskli bölgelere yolculuk:
1. Yüksek irtifalar (2500 metrenin üstüne çıkmak tehlikelidir.)
2. Gıdalardaki bozukluklar
3. Böcek ısırıkları
4. Seyahat edilen bölge için canlı aşı yapılma zorunlulukları

Uzun yola çıkmadan önce adet rötarı söz konusu ise ilk olarak dış gebelik olmadığı teyit edilmelidir. Eğer sağlık sigortası varsa gidilen bölge için ekstradan teminat alınıp alınmaması gerekliliği öğrenilmelidir. Gidilecek bölgedeki tıbbi olanaklar ve hastane şartları araştırılmalıdır. Eğer yolculuk uzun sürecekse bu esnada gidilemeyecek tıbbi kontroller ve yaptırılmayacak testlerin riskleri gözden kaçırılmamalıdır. Gebe olmayan kişileri bile etkileyen rutin yolculuk sıkıntıları olan hazımsızlık, halsizlik, mide yanmaları, uyku düzensizlikleri, vaginal akıntı, bacak krampları, sık idrara çıkma ve hemoroid problemleri görülebilir. Yolculuk boyunca gaz üreten yiyecek ve içeceklerden uzak durmak gerekir.

Uçakla Yolculukta Dikkat Edilmesi Gerekenler

Özellikle uçak yolculuklarında kabin içi basınçları kontrollu olduğundan 36.haftaya kadar uçakla yolculuk yapmakta sakınca yoktur. Uluslararası uçuşlarda uçak firmalarının kurallarına göre değişmekle birlikte 32-35. haftalar arası seyahat edilebilir. Eğer kabin basıncı düşerse bebeğin kanının oksijenlenmesi etkilenebilir. Annenin ciddi kansızlığında yolculuk tehlikeli olabilir. Bir gebenin uçakta aldığı riskler gebe olmayan kişiyle aynıdır. Buradaki en önemli sorun hareketsizliğe bağlı bacaklarda oluşan kan dolaşım bozukluklarıdır. Bunun için periyodik olarak hareket etmek gerekir. Uçak içinde her yarım saatte bir ayağa kalkarak bir süre hareket edilmelidir. Uçuş esnasında bol sıvı alarak kan yoğunluğunun artıp damar tıkanıklığı yapma riski azaltılmalıdır. Mutlaka yolculuk süresince emniyet kemerine bağlı kalmalıdır. Gebe iken havaalanı güvenlik kapılarından mümkünse geçmemek daha doğrudur, çünkü doğacak bebeklerde çeşitli kan hastalıkları olasılığını arttırmaktadır.

Arabayla Yolculukta Dikkat Edilmesi Gerekenler

Araba kullanırken gebenin emniyet kemerine bağlı kalması bebek üzerinde herhangi bir olumsuz etkiye sahip değildir. Herhangi bir kaza esnasında bebeğin ölümüne sebep olabilecek bir yaralanma, zaten anne hayatını da tehdit edecektir. Otomobil kullanırken 3 noktadan bağlı emniyet kemerlerinin kullanılması gereklidir. Bu kemerin alt kısmının gebenin karnının alt kısmından geçmesi ve mümkün olduğu kadar rahat olması önemlidir. Kemerin üst tarafı ise memelerin arasından geçecek şekilde olmalıdır. Aynı zamanda araçlardaki havayastıkları devre dışına çıkarılmamalıdır.
Genel yolculuk esnasında belki de en önemli risk geçirilecek bir infeksiyon ve oluşabilecek bir komplikasyon ile baş etme zorluğudur. Vajinal kanama, ciddi baş ağrısı, karın ağrısı, karında kasılma, su kesesinin açılması, görme problemleri hemen bir doktora başvurmayı gerektirir. Temiz olmayan su ve gıdaların tüketiminden, barsak infeksiyonlarından özellikle kaçınılmaldır. Bu sebeple nereye ve nasıl yolculuk yapılırsa yapılsın, mutlaka öncesinde gebeliği takip eden doktorun fikrini ve önerilerini almak doğru olacaktır. Bu ideal şartlarda bir gebe istediği gibi keyifle yolculuk yapabilir.

Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Nuri Ceydeli

dogum günü pastaları
















çizgili pasta...



MALZEMELER:
BİR PAKET BURÇAK BİSKÜVİ
BİR PAKET KAKAOLU BİSKÜVİ(ETİ MARKALI OLANDAN)
2 PAKET KAKAOLU PUDİNG
4 SU BARDAĞI SÜT

YAPILIŞI:
SÜTLE PUDİNGİ PİŞİRELİM .
BİR ADET BURÇAK BİSKÜVİYE BULAYALIM DİK OLARAK ARKASINA KAKAOLU BİSKÜVİYİ BULAYALIM YAPIŞTIRALIM
SIRA SIRA DİZELİM TREN VAGONU GİBİ DİZELİM.
KALAN PUDİNGİDE ÜZERİNE DÖKELİM...

1 GECE DOLAPTA BEKLESİN DAHA GÜZEL OLUYOR.SERVİS YAPMADAN ÖNCE BIÇAKLA YAN YAN KESELİM...

15 bin genç kıza MEB’den iş imkânı

15 bin genç kıza MEB’den iş imkânı
Lise mezunu işsiz genç kızlara müjdeli haber. MEB 15 bin kadını eğitip ‘yardımcı abla’ sertifikası verecek. Gençler, sertifikayla devlet ve özel okulların ana sınıflarında görev alabilecek

Milli Eğitim Bakanlığı, 15 bin kadına istihdam kapısı açacak olan “yardımcı ablalık” sertifika programını hayata geçiriyor. 2009, 2010 ve 2011 yıllarında kademeli olarak 15 bin lise mezunu kadına “yardımcı ablalık” eğitimi verilecek.

Okul öncesi eğitim çağındaki çocukların okullaşma oranını yüzde 35’e yükselten ve bunu yüzde 50’ye yükseltme çalışmalarına hız veren Bakanlık, personel ihtiyacını da sertifikalı “yardımcı ablalar” ile kapatacak. 30 milyon YTL’lik projeyi AB finanse ediyor. Proje çerçevesinde ilk kursiyerler 2009 yılı Nisan ayında eğitime alınacak.

Projeyle lise mezunu olan kadınlar, MEB’in vereceği teorik ve pratik eğitimin ardından sertifika almaya hak kazanacak. “Yardımcı abla” sertifikası alan 15 bin kadın devlette de iş imkânı bulabilecek. Bakanlığın yaklaşık 2 bin 500 kadını istihdam etmesi planlanıyor. Eğitim alan diğer “yardımcı ablalar” ise özel kreşler ve ana okullarında iş imkânı bulacak.

Rüyaların Türleri

Uzmanlara göre uyku birkaç devreden oluşmaktadır. Uykusu gelen insan yatağına yatar ve gözlerini kapatır. Kısa süre sonra göz kapakları belli belirsiz titremeye başlar. İnsan o sırada uykuya dalmış ve rüya görmeye başlamıştır. Uyumak için alınan bir takım uyku ilaçları rüya da görülmesini engelleyebilir. Ancak ilaç almadan uyuyan herkes mutlaka rüya görür. Rüyalar renkli ya da siyah beyaz olabilir. İnsanların çoğu, siyah beyaz rüya gördüklerini söylemektedir.

. Kafası yorgun, devamlı bir konuyla ilgilenen kimse uyuduğunda rüyasında karmakarışık şeyler ya da ilgilendiği, önem verdiği konuyugörebilir. Bu tür rüyalar yorumlanmazlar. Örneğin, televizyonda veya başka bir yerde heyecanlı bir sinema izleyen kişi rüyasında aynı şeyleri görebilir. Bu durum sadece etkisinde kalmaktır ve gerçek rüya değildir.

. Kabus veya karabasan denilen rüyadır, genellikle iyi başlar. Uyuyan kimse hoş bir olay ile ilgilendiğini görür ve sonra bu rüya birden korkutucu bir hal almaya başlar. Güzel görüntü değişerek insana dehşet verir. Kabusların açıklamasını sinir doktorları ve psikanalistler yapmaktadır. Kabusları, rüyada bir kez görülen korkutucu sahnelerle karıştırmamak gerekir. Karabasan gören insan korkar. Bir ara rüyada olduğunu hissederek uyanmak ister. Bunu başaramaz veya uyandıığını zanneder ama bu sırada kabus devam eder. Her insan ömründe birkaç kez kabus görebilir.

. Olduğu gibi çıkan rüyalar, genellikle sezgisi güçlü olan kişlerin rüyalardır. Örneğin rüyasında gördüğü ahbabını kısa bir süre sonra o gerçekte görebilir bu kişiler. Buna “Gerçek Rüya” adı verilir. Böyle rüyalar görenler, dikkatli davranmalıdırlar. Gördükleri şeyleri iyi değerlendirmelidirler.

. Uyuyan kimse rüyasında birçok şey görür ve sabah uyandığında da bunlardan bazılarını anımsar ki bunlar yorumlanabilir. Rüya tabiri denilen şey, dördüncü tür için gereklidir daha çok. Sabah uyanıldığında akılda kalan ve hatta insanı etkileyen rüyalar yorumlanabilir.

. Bazı kimseler aynı rüyayı sık sık görür. Örneğin rüyasında daima aynı eve girdiğini, aynı kişiyi görebilir, halbuki gerçekte kendisi ne o evi, ne de kişiyi bilmektedir.