21 Aralık 2008 Pazar

SULTAN SAZLIGI KUŞ CENNETİ

İç Anadolu’nun bu bölümünde Sultansazlığı merkez olmak üzere 200 km yarı çaplı bir daire içerisinde başkada tatlı su eko sistemi bulunmaz. Sultan sazlığı eko sisteminin en yaygın vejetasyonunu sazlar, üç köşeler, kamışlar ve kındıralar oluşturur. Sazlar arasında bulunan küçük göller su tavukları, balıkçıllar, kaşıkçı kuşları ve ördeklerin barınma ve yuva yerleridir
1971 yılında “Su Kuşları Koruma ve Üretme Sahası" olarak ayrılmış olan Sultansazlığı'nın kapladığı alan 17.200 hektardır. Bu alanının 3650 hektarı göl alanı, 5200 hektarı sazlık alan ve 8350 hektarı otluk alandır. Mevsimlere göre sazlığın alanı, 8000 ila 13000 hektar arasında değişmektedir.


Büyük kısmı sazlarla kaplıdır. Yer yer kamış, kafa otu ve kındım bulunur. Açık alanlarda nilüfer ve süsen görülür. Sahanın merkezine kadar görülmeyecek kadar çok, yüzen saz adacıkları vardır. Bunlar kuvvetli rüzgârla yer değiştirirler. Suyun azalmasıyla da alçalırlar.

Sultansazlığı Koruma Alanı sazlık, bataklık, çayırlık, tatlı ve tuzlu göllerden oluşmaktadır. Sultansazlığını oluşturan gölleri besleyen akarsular ; Çayırözü ve Soysallı yakınlarından geçen dereler, Kocahacılı ve Yerköy civarından kaynaklanan pınarlar, Kurbağa pınarı ve Ovaçiftlik köyü civarından geçen küçük derelerdir.

Sultansazlığı'nı üç ayrı biotop oluşturur:
Yay gölü ve bu göle bağlı Çöl gölü
Sazlık alanlar. Yay gölünün güneyinde ve akarsuların ovaya indiği mıntıkadadır. Sazlık alanlar içinde küçük adacıklar ve göller bulunur.
Otluk saha. Yay gölü sazlığının çevresinde çorakçıl bitkilerle kaplı alanlardır. Çevre köylerin otlağı durumundadır.
Tatlı su kompleksi güney ve kuzeyde Yay Gölü ile ayrılır. Yay gölü tatlı bir göldür. Derinliği 1,5 metreyi geçmez. Kuzey-Batı köşesinde bu göle bağlı Çöl Gölü bulunur. Bu göl, fazla tuz ihtiva eder. Derinliği birkaç desimetreyi geçmez. Civarında bitki bulunmaz. Yazın kurur ve bir tuz tabakası bırakır. Bu çekirdek bölgelerin etrafında artemisia stepleri yer alır. Bunlar biotopun en önemli elemanlarıdır.

Sultansazlığında yaşayan kuşların %95'i ekolojik olarak sulak sahalara bağlı su kuşlarıdır. Sultansazlığı Koruma Alanı’nda 212 kuş türü tespit edilmiştir. Bunlardan 110 tür kuş kış aylarını geçirmek üzere gelmektedir. 75 tür yaz aylarında kuluçka olduktan sonra göç etmekte, 16 tür yerli olup yaz ve kış rastlanmakta ve 11 tür ise yaz aylarında görülmekte, ancak kuluçkalanıp, kuluçkalanmadığı bilinmemektedir.

Yaz aylarında takriben 500.000 bireyin barınabildiği Sultansazlığı dünya ölçülerine göre 1. dereceden önem taşıyan bir bölgedir. Bunlar içerisinde, 10 bin adetle Angut, 40 bin adetle Flamingo ve 60 bin adetle Ördek ilk sıraları alır. Bunlardan başka; Pelikan, Karabatak, Dikkuyruk, Kılıç gaga, Turna, Kara Sumru, Balıkçıl ve diğer çok çeşitli kuşlar da parkı zenginleştirmektedir. Bu kuşlardan 80 tür burada kuluçkaya yatmaktadır.


Temmuz ayından itibaren sazların bir kısmı dam örtüsü, hasır ve hayvan yemi olarak kullanılmak üzere yöre halkı tarafından biçilmektedir. Saz kesimi özellikle kuluçka aylarının dışında aralık-mart ayları arasında yapılır. Sazların dik ve sık olanları kesilir ve yatıklar bırakılır. Bu nedenle yatık sazlara balıkçıl, kaşıkçı kuşları çeltikçi saz bülbülleri ile kara bataklar kolayca yuva yaparlar. Saz kesimi yapılan saha tatlı su eko sistemini %7’lik bir sahasını kaplar. Kontrollü saz kesimi sazların yenilenmesi yönünde ekosistem üzerine olumlu etki yapmakta ise de karabatak ve kaşıkçı gibi türler yuvalarını yüksek boylu sazlar üzerine yaptıkları için bazı yerlerde sazların mutlak korunması gerekir.

Sulak alanlarda organik besin madde üretimi ortalama 20 gr/m²'dir. Bu durum tarım alanlarında 6.5 gr/m² ılıman kuşak ormanlarında 12.9 gr/m² ve tropikal ormanlarda ise 20 gr/m²'dir. Sultansazlığı’ndaki organik besin madde oluşumu tropik ormanlardaki oluşuma eşittir. Bu nedenle sağlıklı ve dengeli bir düzen içerisinde organik besin oluşması çok fazla sayıda ve türde kuşların barınabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu ekosistem içerisindeki göllerde küçük balık türleri ve omurgasız kuşların başlıca gıdasını teşkil eder. Balık türlerinden gambusia affinis ayrıca büyük oranda sivrisineklerle geçindiği için biyolojik savaştaki önemi nedeniyle bu sularda korunmayı gerektirir.

Uzmanlar, burada çok sayıda ve zengin türde kuşların bulunmasını, bir tropikal ormandan daha fazla organik madde üretimine bağlamaktadırlar. Zengin besin kaynakları yönünden, ülkemizin sayılı parkı durumuna gelen Sultan Sazlığı, koruma altına alındıktan sonra, daha çok yabancı uzmanların ve kuş meraklılarının ilgisini çekmeye başlamıştır.

AVANOS EVLERİNDE KONAKLAMA


KONAKLAMA BİLGİLERİ
Avanos Evi'nde temizlik, konfor ve kullanım gereçlerinin kalitesi ön plandadır.
Konaklamalar müstakil evler şeklindedir

Evinizin özgürlüğüne, genişliğine ve rahatlığına otel hizmetleri eklenmiş olarak düşünebilirsiniz.

Balayı çiftleri, birlikte seyahat eden arkadaş gurupları ve çocuklu aileler çok rahat edeceklerdir.



EVLERİN VE ODALARIN ÖZELLİKLERİ
Yüksek kemerli taş odalarımız Kapadokya bölgesine özgü tamamen el yapımı objeler, eski halı ve kilimler ile dekore edilmiştir.

Kaloriferli ısıtma sistemi

Ahşap yer döşemesi

Şömine

Yerli-Yabancı Uydu - TV
Tam donanımlı mutfak
CD çalar

Gardrop

Saç kurutucu

Lüks havlu seti

Ortopedik yatak















EV PLANLARI VE KAPASİTE
--- EV 1 ---
Oda 1 - İki ayrı yatak, banyo
Oda 2 - İki kişilik büyük yatak, banyo
Salon - Gerektiğinde tek kişilik yatak olabilen kanepe ve ilave yatak
Mutfak - Tam donanımlı, terasta.
Teras - Barbekü, Oturma grubu, Salıncak mevcut, Kapadokya vadileri, Kızılırmak ve Erciyes dağı manzaralı.
1. evde 6 kişiye kadar kalınabilir. Ev 1 Detayları

--- EV 2 ---
Oda 1 - İki kişilik büyük yatak
Salon - Gerektiğinde tek kişilik yatak olabilen kanepe ve ilave yatak
Mutfak - Tam donanımlı, salonda.
Teras - Barbekü, Oturma grubu mevcut, Kapadokya vadileri, Kızılırmak ve Erciyes dağı manzaralı.
2. evde 4 kişiye kadar kalınabilir. Ev 2 Detayları

Evler benzer özellik ve manzaraya sahip olup, aynı mahallede yanyanadır.

KAHVALTI
Tandır ekmeği, ev yapımı reçeller, pekmez, tereyağ, zeytin, köy peyniri ve yumurtasından oluşan bol ve çeşitli kahvaltımızı terasta bölgenin güzelliklerini ve uçan balonların bulunduğu vadileri izleyerek yapabilirsiniz.



AVANOS EVLERİ KONUMU
Kapadokya'nın merkezinde, eski Avanos olarak bilinen, Kültür Bakanlığınca koruma altına alınan bölgededir. Çarşı merkezine 150 mt. mesafede; restoranlara, çömlek işliklerine, barlara, kızılırmak kenarına, bankalara araç kullanmadan yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Ayrıca yürümekten hoşlanıyorsanız Avanos İlçesinde bulunan gezi yerleri ni bu şekilde gezebilirsiniz. Avanos - Paşabağı - Zelve - Devrent Vadisi - Çavuşin ve Göreme bölgesi peribacalarının ve vadilerin en yoğun olduğu alandır. Karayolunun kenarında yol boyunca yürüyüş ve bisiklet yolu ayrılmıştır. Bundan dolayı trafik yönündende son derece emniyetlidir.

Bölge gezilniz içinde tam bir merkezdir, Avanos'tan bütün gezi yerlerine sürekli belediye otobüs seferleri vardır.

RAFTING




ZAMANTI'DA RAFTİNG
Kapdokya geziniz sırasında özellikle deniz kenarından uzak olma fikrine dayanamayanlar için çok güzel bir önerimiz var. Günübirlik sizin için tasarlanmış rafting programımıza katılın, Zamantı kanyonunun mavi sularını, coşkulu şelalelerini eski su değirmenlerini keşfedin.

Kapadokya At Turları


KAPADOKYA’YI AT SIRTINDA KEŞFEDİN
Araçların giremediği patika yollarda vadi uzantılarında, yemyeşil köy bağları arasında gezinirken, bu keşfi at sırtında yapmaya ne dersiniz? Çok iyi bir binici olmanıza gerek yok, hatta bu ilk deneyiminiz olabilir. Uzman rehberimiz size hatta çocuklarınıza liderlik ederken siz de, Kapadokya’nın gizli yollarını keşfetmeye devam edeceksiniz. At turlarına saatlik yada günlük katılabilirsiniz.

SEMA GÖSTERİSİ


Avanos'a 2 km mesafede Sarıhan adlı eski bir kervansarayda ilginç gösteri izlenebilir. Akşam saat 21:00 civarı gitmek gerekir 21:30 da başlar ve gösteri 45 dk.sürer.

SEMA AYİNİ NEDİR?
Semâ, Türk tarihinin an'anesinin, inançlarının bir parçası olup Hz. Mevlânâ (1207-1273) ilhâmıyla oluşmuş ve gelişmiştir. Kemâle doğru manevî bir yolculuğu (Mirâcı), bir gidiş-gelişi temsil eder.

Semahanelerde neyzen, kudümzen, naathan, ayinhanlar " Mutrıp " adı verilen müzik grubunu oluştururlar. Mevlevihanelerde, sema mukabelesi sırasında bu müzik grubunun çalıp söylediği, Mevlevi bestekarlarca semaya eşlik amacıyla bestelenmiş eserlere Mevlevi ayinleri denir. Bu eserlerin ana bölümleri Mevlânâ'nın Mesnevi veya Divan-ı Kebir'inden alınmış Farsça şiirlerden bestelenir. Bu müzik, Türk Musiki tarihi açısından çok önemli bir fonksiyon üstlendiği gibi dünyada SUFİ müzik tarzının özelliklerini iyi korumuş beste ve icra fonudur.

Semahaneye girişin tam karşısında Şeyh Postu bulunur. Post ile giriş arasında olduğu var sayılan " Hatt-ı İstiva " denilen kutsal çizgi semahaneyi iki yarım daireyi böler ve semazenler bu görünmez çizgiye basmadan ve sırt çevirmeden karşıya geçerler. Kırmızı renkli post en büyük manevi makamdır, rengi ile doğuşu ve var oluşu temsil eder. Mutrıp ve semazenler Şeyp Postunu selamladıktan sonra yerlerini alırlar ve Semâ Töreni başlar.

Semâ 7 bölümdür. Her bölümünün ayrı bir ma'nâsı vardır. Semâ'yı ilmî yönden tetkik ettiğimizde, şunu görürüz; Var olmanın temel şartı dönmektir. Varlıklar arasındaki müşterek benzerlik, en ufak zerreden en uzak yıldızlara kadar her birinin bünyesini teşkil eden atomlarındaki elektron ve protonların dönmesidir. Her şeyin döndüğü gibi, insanoğlu da bünyesini teşkil eden atomlardaki mevcut dönmelerle, vücudundaki kanın dönmesiyle, topraktan gelip toprağa dönmesiyle, dünya ile beraber dönmesiyle tabiî ve şuursuz olarak döner. Ancak insanı öbür varlıklardan farklı ve üstün kılan şey aklıdır. İşte, dönen SEMÂZEN varlıkların müşterek hareketine, semâıyla beraber aklı da iştirak ettirir.

- SEMÂ, kulun hakikât'e yok oluşu ve olgunluğa ermiş, kâmil bir insan olarak tekrar kulluğuna dönüşüdür. Bütün varlığa, bütün yaratılanlara yeni bir ruhla, sevgi için hizmet için dönüşüdür. Semâzen hırkasını çıkarmakta, manen, ebedî âleme, hakîkate doğar, orada yol alır. Başındaki sikkesi (nefsinin mezar taşı), üstündeki tennuresi (nefsinin kefenidir). Kollarını çapraz bağlıyarak, görünüşte BİR rakamını temsil eden, böylece Allah'ın birliğini tasdik eden Semâzen, Semâ ederken, kolları açık, sağ eli dua edercesine göklere, Hak gözüyle baktığı sol eli yere dönüktür. Hak'tan aldığı ihsanı, halka saçmasıdır. Sağdan sola kalbin etrafında dönerek, bütün insanları, bütün yaratılmışları, bütün kalbiyle sevgi ve aşkla kucaklayışıdır.


Semâ töreni 7 bölümdür. Her bölümün ayrı bir manası vardır:

A- Birinci Bölüm: İlâhî aşkı temsil eden Peygamber Efendimizi metheden Itrî'nin bestelediği bir "ma't" ile başlar. Buna "Na't-ı Şerîf" denilir. Peygamberimizi methetmek, Ondan evvelki bütün Peygamberleri ve hepsini yaratan Allâh'ı methetmek demektir.

B- İkinci Bölüm: Bu methiyeden sonra bir kudüm darbesi duyulur. Bu vuruş Allah'ın (C.C.) kainâtı yaratışındaki "Kün=Ol" emrini temsil eder. (Kur. Ker. S. 36/A:82)

C- Üçüncü Bölüm: Üçüncü bölümde ise Her şeye can veren " Nefesi " nefhayı İlâhiyyeyi temsil eden bir ney taksimi duyulur.

D- Dördüncü Bölüm: Sultan Veled devridir. Bu, Semâzenlerin birbirine üç kere selâm vererek, bir peşrevle dairevî yürüyüşüdür. Şekilde gizli ruhun ruha selâmıdır.

E- Beşinci Bölüm: Semâ töreni 4 Selâmdır. Semâzen üstündeki siyah hırkayı çıkararak, sembolik olarak, hakikate doğar. kollarını bağlıyarak bir rakamını temsil eder böylece Allah'ın birliğine şahadet eder. Şeyh Efendi'nin elini öperek Semâ'ya girme izni alır. Semâ'ya başlar.

1. Selam: İnsanın, bilgiyle hakikâte doğarak, Yüce Yaradan'ını ve kendi kulluğunu idrâkidir.

2. Selam: İnsanın yaratılıştaki nizamı, azameti müşahede ederek, Allah'ın kudreti karşısında hayranlık duymasıdır.

3. Selam: İnsanın hayranlık ve minnet duygusunun Aşk'a dönüşmesiyle, aklın Aşk'a kurban oluşudur. Bu tam teslimiyettir, Allah'a vuslattır, Sevgilide yok oluştur!

4. Selam: İnsanın manevî yolculuğunu tamamlayıp, kaderine razı olarak, yaratılıştaki vazifesine, kulluğuna dönüşüdür. Bu Selâma Şeyh Efendi ve Semâzen başı da iştirak ederler. Bu noktada Semâzen, Âmene'r Resûlü'deki (Kur'an-ı Kerim Bakara 2. âyet 285) Allah'a, Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine imân etmiş olmanın neş'esi içindedir. İlâhî emirlerin ve yaratılış sebeplerinin zevki ve idraki içindedir. Benliğini, egosunu mağlup etmiş Peygamber Efendimizin, "ölmeden önce ölünüz" ve Kur'an-ı Kerim'in Fecr S. 27, son âyet'lerindeki, "Ey emin ve mutmain olan nefis, sen O'ndan hoşnut, o da senden hoşnut olarak, Rabbine dön! Has kullarım zümresine gir! Onlarla beraber cennetime gir!" emirlerine uymuş ve neş'esine gark olmuştur.

- Dede'ler ve Derviş'ler, Semâ Mukabelesinden sonra, kimseyle konuşmadan, tefekkür (meditasyon) için, sessizce hücrelerine çekilirler.

F- Atıncı Bölüm: Semâ töreninin 6. bölümünde bilhassa "Meşrik de Allâh'ındır, mağrib de Hangi tarafa dönerseniz, Allâh'ın yüzü oradadır. Çünkü, Allâh Vasi'dir, Alîm'dir" Bakara S. 2 115. Âyet'inin okunduğu Kur'an-ı Kerîm tilâvetiyle devam eder.

G- Yedinci Bölüm: 7. bölümde Semâ töreni, bütün Peygamberlerin, şehitlerimizin ve bütün inananların ruhları için okunan bir fâtiha ve devletimizin selâmeti için bir dua ile son bulur.

Kapadokya Balon Turları



Kapadokya'nın muhteşem manzarası eşliğinde Balon uçuşlarına katılabilirsiniz.

Kısa tur
Yaklaşık 45 dk. uçuş - Sabah 5 civarı başlar, 7 civarı biter.

Uzun tur
Yaklaşık 1 saat 15 dk. uçuş - Sabah 5 civarı başlar, 8 civarı biter.

Genel bilgi
Sıcak hava Balonları, 28ºC'nin üzerinde ve aşırı rüzgarlı koşullarda uçamadığından, uçuşlar meteorolojik koşulların uygun olduğu sabah saatlerinde yapılmaktadır. Sabah saat 5 civarı, araçlarımız yolcularımızı otellerinden alır ve kalkış alanına getirir. Balonlar yerde uçuşa hazırlanırken, yolcularımız açık büfe hafif bir kahvaltı yaparlar. Kısa süren bir hazırlıktan sonra balonlar gündoğumuna yakın uçuşa başlarlar. Sıcak hava balonlarında yönlendirme imkanı yoktur. Rüzgar yönünde hareket ederler. Fakat havanın değişik irtifalarında rüzgar yönleri farklı olabilir. Pilot, yükselip alçalarak gitmek istediği yöne uygun rüzgarı bulmaya çalışır. Uçuş süresince Balonlar yaklaşık 1000 feet lik yüksekliğe çıkarak güneş doğuşunu,vadi içlerine girerek peri bacalarını ve vadi manzaralarını yolcularımıza seyretme imkanı verir. Uçuş sonunda yolcularımız için şampanyalı bir kutlamamız vardır. Ayrıca uçuş hatırası olarak uçuş sertifikası ve balon şapkası verilmektedir. Balon uçuş macerası bitiminde yolcularımız tekrar kendi araçlarımızla konakladıkları otellerine bırakılır.

SOĞANLI VADİSİ


Yörenin az bilinen ve keşfedilmesi gereken gizemli vadisi . Soğanlı Vadisi olarak anılan yerleşim alanındaki peri bacaları şekil ve bulundukları ortam itibariyle farklılıklar gösterirken, doğa güzelliği ile de ziyaretçilerini büyülüyor.

Roma döneminden itibaren devamlı yerleşme görülen vadide yamaçları Romalılar mezarlık, Bizanslılar kilise olarak kullanmışlar. Soğanlı Köyünün kuzeye uzanan vadisi'nde en etkileyici yerlerin başında Kubbeli Kilise geliyor. Dev bir peri bacasının çok ustalıkla işlenmesi sonucu kubbeler oluşturulmuş. Kilisenin dışı mimari eseri, içi ise kayalar oyularak yapılmış şaşırtıcı tünel, merdivenler, dehliz ve koridorlarla içinden çıkılması güç bir labirenti andırıyor. Kilise, sesin nereden geldiğini belli etmeyen akustik bir yapıya sahip. 14. asırda son şeklini alan iki katlı Kubbeli Kilisenin iç kısımları diğer kiliselerde olduğu gibi fresklerle süslenmiş.
Bölgede 850 yılında 200 civarında bulunan kilise ve manastırdan günümüze 50 kadarı ulaşabilmiş. Ancak bunlardan bir kısmının kapı ve pencereleri örülerek güvercinlik olarak kullanılmış. Yöre toprağının zayıf olması nedeniyle kayalara oyularak yapılmış güvercin yuvalarında güvercin beslenmiş ve elde edilen gübreler ile toprağın zenginleştirerek verimi artırılmaya çalışılmış. Bu yuvaların yerleri ağaçlar, yabani ot ve çiçeklerden, demir oksit içeren topraktan elde edilen kök boyalarla boyanarak belirginleştirilmiş.
Göremenin dışında ikinci büyük Rahip merkezidir. Freskler 9-13.yy.aittir. Vadideki bazı Kiliselerde ne zaman yapıldığına dair tarih vardır.



Bez Bebekler
Bölgenin en ünlü ürünü renk ahenk kumaşlarla yapılan şirin ve sempatik bez bebekler, tüm bölgeye hakim olmuş. Kapadokya'nın geneline yayılan otantik bez bebekler Soğanlının önemli gelir kaynaklarından biri sayılıyor. Geleneksel olarak evlerde köy kadınları tarafından yapılan, tahta bir iskelet üzerine sarılan pamuk ve renkli bezlerle çeşitli büyüklüklerde üretilirken en son olarak basit yüz makyajı ile tamamlanıp tezgahlardaki yerlerini alıyor. Bez bebeklerin yanı sıra renkli yünlerle dokunup motiflerle süslenen eldiven, çorap, halı, heybeler de ilgi görüyor.